Halkın Valisi: Recep Yazıcıoğlu 18 yıl önce aramızdan ayrıldı

Baba, ağabey, kardeş ya da dert ortağı… Sıra rütbesine gelene kadar öylesine çok sıfatı oldu ki valiliğin tanımını da kurallarını da kendi elleriyle baştan yazdı. İşte o isim, Türkiye tarihinin unutulmaz yöneticilerinden biri olacak Vali Recep Yazıcıoğlu’ydu.

YÖNETİM İLE HALK ARASINDAKİ KÖPRÜLERİ KALDIRDI

1948 Trabzon doğumlu olan Recep Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuydu. Aydın’da bir süre memurluk yaptıktan sonra başladığı kaymakamlık görevine yıllarca devam etti. Halk ile yönetim arasındaki bürokrasiyi aşmak için “yerinden yönetim” anlayışını benimsedi. Makam odasının kapısına “kapıyı vurmadan girin” yazısı astırdı.

EĞİTİME, ULAŞIMA, SPORA VE DOĞAYA ÇOK ÖNEM VERİYORDU

İmzasını attığı başarılı işler, görevli olduğu şehirleri aştı, devletin en tepesinin dikkatini çekti. Kenan Evren itiraz etse de Turgut Özal onu gencecik yaşında vali yaptı. Henüz 36 yaşında “Türkiye’nin en genç valisi” olarak Tokat’a atandı. Tokat’ta ilk iş olarak eğitime el attı ve bir okul kampanyası başlattı. Devletten para beklemeden, toplamda 4 bin derslikten oluşan okullar yaptırttı. Kampanya o kadar etkili oldu ki Tokat’ta kısa sürede okulsuz köy kalmadı. Yılın bürokratı, artık onun yeni sıfatıydı.

Bir sonraki durağı ise Aydın’dı. Burada makamında oturmak yerine halkın arasına karıştı Yazıcıoğlu. Sağlık ve eğitim reformlarına burada da devam etti. Öyle ki icraatları Devlet Planlama Teşkilatı’na model oluyor, üniversitelerde siyaset bilimi ve ekonomi bölümlerine tez konusu oluyordu.

“Babamı Evde İstiyorum” kampanyası ile kahvehanelere ve sigaraya savaş açtı. Kendisi de Spor yapıyor, doğa ile iç içe yaşıyordu. Herkesin yaşamına, inancına saygı duyulması gerektiğini de her fırsatta dile getiriyordu.

Yazıcıoğlu’na göre milli servet toprağın altındaydı, değerlendirilmeliydi.

30 YILDIR BEKLEYEN KÖPRÜYÜ 8 AYDA TAMAMLADI

Recep Yazıcıoğlu başarılı işler yaptıkça adı daha sık duyulmaya başlandı. İzmir ya da İstanbul Valisi olması beklenirken, kendini Erzincan’da buldu. Yeni adresine su ve doğa sporlarını götüren isim olacaktı. Her fırsatta ağaç dikti. 30 yıldır yapılamayan Keban Baraj Gölü Köprüsü’nü 8 ayda bitiren isim oldu. Hakkında yazılan ilk kitabın ismi de Ayşe Kulin imzalı Köprü olacaktı.

5 Temmuz 1993 sabahı Türkiye ‘Başbağlar katliamı’ ile uyanırken, katliamdan hemen sonra köye ilk giden kişi Vali Yazıcıoğlu’ydu. Katledilen 33 kişiyi kendi elleriyle defnetti. Kısa bir süre sonra merkez valiliğine, oradan da Denizli’ye atandı.

ESKİŞEHİR-ANKARA YOLUNDA TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ

Ve gün geldi… Takvimler 2 Eylül 2003’ü gösterirken hakkında kitaplar yazılan, yaşamı filmlere, dizilere konu olan Recep Yazıcıoğlu, Eskişehir-Ankara yolu üzerinde geçirdiği trafik kazası sonucunda bitkisel hayata girdi. 8 Eylül 2003’te ise hayatını kaybetti. Bu kazanın ardında ise onlarca soru işareti ve komplo teorileri kaldı.

Görev süresi boyunca milletin devlete değil, devletin milletine hizmet etmesi gerektiğine inanlardandı. Onun içindir ki adı halen akıllarda, yaptıkları halen hafızalarda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir